201612.300

Hasar Danışmanlık Şirketlerinin Hukuki Durumu

Avukat olarak bize trafik kazası mağdurları sık sık bazı sorular yöneltmektedir. Bu soruların önemli bir kısmı hasar danışmanlık şirketleri ile ilgilidir. Örneğin müvekkillerimiz, müvekkillerimizin yakınları veya kazazedeler şunları sormakta ve yanıt aramaktadır:

  • Hasar Danışmanlık Şirketinden bizi aradılar, ücretsiz tazminatımızı alacaklarını söylüyorlar doğru mudur?
  • Hasar Danışmanlık Şirketinden kazadan sonra evimize geldiler, ölen yakınımızdan ötürü bize sigorta şirketinden 500.000,00TL tazminat alacaklarını söylediler doğru olabilir mi?

Daha vahim sorular da var maalesef, örneğin;

  • Kaza geçirdim, hasar danışmanlık şirketinden aradılar, anlaşmalı hastaneleri ve doktorları varmış, maluliyet oranımı yüksek gösterip çok para alabileceğimi söylüyorlar ne yapmalıyım?

gibi…

09.04.2012 tarihinde Radikal Gazetesi’nde Trafik Kazası Akbabaları başlığı altında bir haber yayınlandı. Bu habere http://www.radikal.com.tr/ekonomi/trafik-kazasi-akbabalari-1084350/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Gerek yukarıdaki haberde göreceğiniz üzere gerekse günlük yaşamda hemen her gün gördüğümüz duyduğumuz üzere bu şirketlerin “elemanları” kaza haberini adeta bir dedektif gibi takip ediyor, her ilde temsilcileri vasıtasıyla “vekaletname” toplayarak kaza dosyasını alıyor.

Peki bu vekaletname ne vekaletnamesi?

Bu vekâletname ya bir avukata verilen vekaletname ya da hasar danışma şirketine sigorta nezdinde işlemleri takip etmesi için verilen bir vekâletname oluyor. Peki içeriği? Sigorta şirketinden alınacak parayı tahsil etmek, istediği avukata kazazede-mağdur için vekâletname verebilmek gibi yetkileri de tam olarak içeriyor. Bütün bunların sonunda ayrıca sözleşme de imzalıyorsunuz.

Artık hasar danışma şirketinin alacağınız tazminattan payları yüzde kaç olur bilemiyoruz? Belki yüzde 20 belki daha fazla… Tabi ki tüm süreç boyunca masraflar en son da olsa kazazede veya mağdur tarafından alınacak. Bu masraf kalemleri de aslında ücretsiz olan rapor parası, doktor parası yol parası, akaryakıt masrafı gibi kalemler olursa da şaşırmayın deriz.

Bu masraf kalemleri bile ayrıca tartışmaya değer yekûn tutmakla birlikte insanların aklına “madem nasıl olsa bir avukata vekâletname veriyorum, öyleyse neden doğrudan avukatla anlaşmıyorum?” sorusu sanırım pek gelmiyor. Çünkü zaten mağdur veya kazazede psikolojisi altında, büyük para vaadi de olursa insanlar bu durumda ne yazık ki inanmak istiyorlar.

Tam da burada şunu söylemek gerekir; Hiç mi doğru düzgün çalışan mağdurların, malullerin, kazazedelerin hakkını savunan şirket yok mudur? Belki vardır, ancak yapılan iş yine hukuka uygun değildir. Ayrıca vatandaş açısından dolaylı avukat tutmak anlamına gelmektedir ve avukat olmayan kişilerin avukatlara iş sağlaması zaten yasak ve ceza hukuku anlamında da bir suçtur.

Vatandaş olarak vekâletname verdiğiniz avukatla birebir görüşmek (en azından telefonla), hak ve alacaklarınız konusunda danışabilmek, başvuru kâğıtlarınız veya dosyadaki evraklarınızdan birer suret alabilmek, aracı kişilere neredeyse hiçbir iş yapmadıkları halde komisyon ödememenin daha mantıklı olduğunu önemle belirtmek isteriz.


Gelelim kanuni yönüne;

Hasar danışma, sigorta danışma veya adı ne olursa olsun komisyoncu kişi ve şirketler bir kere sizin adınıza dava açamazlar.

Çünkü;

Avukatlık Kanunu m35’e göre Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.

Yani aslında bu aracılar/komisyoncular/hasar danışmanlık/sigorta danışmanlık/ şirketleri sizin kazazede olarak veya ölen yakını olarak haklarınız konusunda da size danışmanlık hizmetinde bulunamazlar. Bunun cezai yaptırımı da bulunmaktadır.

 

http://www.barobirlik.org.tr/Detay.aspx?ID=68900 Barolar birliğinin linkteki haberine göre hasar danışma şirketi yetkilisinin ceza mahkemesinde yargılandıktan sonra ceza aldığına dair karar ve haber bulunmaktadır. Haber kısaca şöyle;

Adana 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucu, Hasar Danışmanlık Şirketi adı altında faaliyet gösteren şirketin, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 48. maddesinde yer alan “avukata çıkar karşılığında iş getirme” kapsamında aracılık faaliyetinde bulunduğuna hükmedilerek, şirket yetkilisi sanığın 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi.

Suça konu şirketin internet sayfasında,  Ölüm Sakatlık ve Ağır Yaralanma Tazminat Davalarınızı Sizin Adınıza Takip Ediyoruz. Davayı Kazanana Kadar Hiç Bir Ücret Talep Etmiyoruz” açıklamaları ile avukat olmayanların dava takibi ve aracılık faaliyetinde bulunduğu tespit edilerek Türkiye Barolar Birliği tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 48. maddesi uyarınca Adana Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulmuştu.

Hasar Danışmanlık Şirketleri ayrıca tazminat ödeyecek sigorta şirketlerinin de işine gelmektedir. Şöyle;

 Hiçbir hukuk eğitimi almamış, son derece bilgisiz kişiler sigorta danışmanlık işi yapmakta ve böylece tazminat alınacak sigorta şirketinin yetkilileri de bu kişileri yönlendirmekte, gerçek zarar yerine çok daha az zarar hesaplanmakta böylece dosya tabiri yerinde ise ucuza kapanmaktadır.

Hesaplamalar Yargıtay içtihatlarına mahkeme uygulamalarına da aykırı yapılmaktadır. Örneğin sigorta şirketi tarafından aktüeryal hesapta genelde CSO tablosu kullanılmakta, faiz konusu havada bırakılmaktadır.

Ancak tazminat avukatı sigorta şirketine yazılacak başvuru veya ihtarnameyi yasal prosedüre uygun olarak hazırlamakta, hesaplama sigorta şirketi tarafından yapıldığında eksik hesaplama olduğunda kabul etmemekte bu arada müvekkiline etkin bilgi vermekte, itirazı kayıtla ibranameyi onaylamakta ya da Karayolları Trafik Kanunu gereğince eksik kalan kısım için dava açabileceğini nasıl açılacağını bilmektedir.

Aracı kişiler içinse genelde sigortadan en kolay yoldan para alınıp iyi bir komisyon almakla yetinmektedirler.

Öte yandan kaza sonu bir ceza davası veya savcılık soruşturma dosyası varsa bu aracılar bu dosyaları takip etmemektedirler.

 Sonuç olarak kaza geçirip mağdur olduysanız yakınınızı trafik kazasında kaybettiyseniz doğrudan bir avukatla tazminatınızı almanızı, tazminat avukatı olarak danışmanızı, tüm konuları doğru bir şekilde istişare edip, dosyanız hakkında etkin bir iletişimi böylece sağlayıp bir kez daha mağdur olmamanızı önemle tavsiye ederiz.

Bir Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. İşaretli alanlar gereklidir. *