201605.244

İflasın Ertelenmesi Davaları ve Denizli

İflasın Ertelenmesi Davaları ve Denizli

İflasın Ertelenmesi Davaları ve Denizli

I. GENEL OLARAK

a. Tanım: 

İflasın ertelenmesi, borca batık olduğu Mahkemece tespit edilmiş olan sermaye şirketleri ve kooperatiflerin hazırlanan iyileştirme projesine göre gelecekte mali durumlarının yeniden düzelebileceğinin anlaşılması üzerine kanunen tanınan hukuki çözümdür.

    Bu tanıma göre iflasın ertelenmesi, borca batıklık halinin tespiti, iflasın ertelenmesinin amacı, iflas şartlarının bulunup bulunmadığı, iyileştirme projesinin inandırıcılığı gibi birtakım önemli unsurlar içermektedir. Yargıtay da ortak unsurlar üzerinde durarak iflasın ertelenmesini şu şekilde tanımlamıştır: “Borca batık durumda bulunan şirket tarafından sunulan; somut öngörüler içeren, ciddi ve inandırıcı bir iyileştirme projesi çerçevesinde bu durumdan kurtulması kuvvetle muhtemel bulunan kooperatiflerle sermaye şirketleri için öngörülmüş bir hukuki korunma yoludur (İİK’nın m.179)”.

b. Hukuki Düzenleme:

    İflasın ertelenmesi, Türk Ticaret Kanunu, İcra ve İflas Kanunu ve Kooperatifler Kanunu’nün ilgili maddelerinde yerini bulmuştur.

    İlk olarak yürürlükten kalkan 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununda Şirket Yönetim Kurulunun Görevlerinin yer aldığı maddeler içerisinde “Şirketin mali durumunun bozulması halinde” alt başlığı ile 324. Maddenin 2. Fıkrasında kısaca : “Şu kadar ki; şirket durumunun ıslahı mümkün görülüyorsa idare meclisi veya bir alacaklının talebi üzerine mahkeme iflas kararını tehir edebilir.” şeklinde yer almaktaydı.

    Halen yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununda ise yine Yönetim Kurulunun görevleri içerisinde ancak bu kez “Sermayenin kaybı ve borca batık olma durumu” başlığı ve ayrıca “İflasın ertelenmesi” alt başlığı ile 377. Maddede  Yönetim kurulu veya herhangi bir alacaklı yeni nakit sermaye konulması dahil nesnel ve gerçek kaynakları ve önlemleri gösteren bir iyileştirme projesini mahkemeye sunarak iflasın ertelenmesini isteyebilir. Bu halde İcra ve İflas Kanunu’nun 179 ila 179/b maddeleri uygulanır.” şeklinde yer almıştır. Bu durum iflasın ertelenmesi kavramının günümüzde kazandığı önemi ve açık ve anlaşılır yasal düzenleme ihtiyacının giderilmeye çalışıldığını göstermektedir.

    Söz konusu maddede atıf yapılmış olan İcra ve İflas Kanunu’nun 179. Maddesi Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflası başlığı altında  “Erteleme tedbirleri” ile “Erteleme kararının etkileri” düzenleme konusu yapılmıştır.

1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 63. Maddesinde ise Kooperatifin aczi halinde yapılacak işler başlığı altında “Mali durumun düzeltilmesinin mümkün görülmesi halinde mahkeme yönetim kurulunun veya alacaklılardan birinin isteği üzerine iflasın açılmasını erteleyebilir.” düzenlemesi mevcuttur.

 

II. İFLAS ERTELEME DAVASI

 a. İflasın Ertelenmesi Talebinde Bulunma Yetkisi (Davacı) :

     Borca batık hale gelen sermaye şirketleri ve kooperatifler hakkında iflasın ertelenmesi talebinde bulunabilme yetkisinin yasal düzenlemeler dikkate alındığında Yönetim Kurulu veya herhangi bir alacaklıya verildiği görülmektedir. İcra ve İflas Kanununda ise Yönetim Kurulu yerine ilgili hükmün gerek sermaye şirketleri gerekse kooperatifler hakkında uygulanması gereken ortak bir yasa olması sebebiyle daha geniş kapsamlı olan İdare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler kavramı kullanılmıştır.

    Netice itibariyle Yönetim Kurulu veya herhangi bir alacaklı ile olan İdare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler iflasın ertelenmesi talebinde bulunabilirler.

    b. Müdahil :

Her ne kadar sermaye şirketi ve kooperatifin herhangi bir alacaklısının dahi iflasın ertelenmesi talebinde bulunma yetkisi olduğu yasal olarak düzenlenmiş ise de alacaklıların şirketin mali yapısı hakkında doğrudan bir bilgiye sahip olmamaları nedeni ile bunun uygulamada pek karşılaşılan bir durum olmadığı söylenebilir.

Kaldı ki prosedür içerisinde yer alan iyileştirme projesinin bir alacaklı tarafından hazırlanma imkanı da oldukça sınırlıdır. Bu sebeplerle genellikle alacaklılar Yönetim Kurulu yahut İdare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler tarafından talepte bulunulan iflasın ertelenmesi davasına müdahil olarak katılmaktadırlar.

    c. Konusu :

    İflasın ertelenmesi davasının konusu, sermaye şirketi ve kooperatifin borca batık olduğunun tespiti ve mali durumunun sunulan iyileştirme projesine göre düzelebileceğinden iflasın ertelenmesine karar verilmesi talebidir. İflasın ertelenmesini talep etme yetkisine sahip olan kişiler, asliye ticaret mahkemesine borca batıklık bildiriminde bulunulduğu andan itibaren iflasın açılması kararı verilinceye kadar iflasın ertelenmesi talebinde bulunabilirler.

    d. Yargılama Süreci ve Yargılama Usulü :

    Genel itibariyle iflasın ertelenmesi davasında yargılama süreci, görevli ve yetkili mahkemeye iflasın ertelenmesi talebinde bulunulması, öncelik ve ivedilik şartları incelenmek sureti ile duruşma yapılması, yargılama süresince muhafaza tedbirlerinin alınması, borca batıklığın mahkemece tespit edilmesi ve iyileştirme imkanının mahkemece incelenmesi aşamalarından oluşmaktadır.

    Söz konusu aşamaların tamamlanması sonrasında mahkemece iflasın ertelenmesi talebinin reddi yahut iflasın ertelenmesi kararı verilerek yargılamanın yerel mahkeme süreci tamamlanır. Söz konusu karara karşı tarafların kanun yollarına başvurma hakkı bulunmaktadır.

    İflas Erteleme davaları niteliği itibariyle hasımsız olarak açılan davalardan olup, iflasın ertelenmesi talebinde bulunan davacıdan alacaklı olanların “müdahil” sıfatıyla davayı takip edebilecekleri, nihai kararlara karşı kanun yollarına gidebilecek olduklarını belirtmek gerekmektedir.

    1. Görevli ve Yetkili Mahkeme:

    İflasın Ertelenmesi davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi’dir. Ancak Asliye Ticaret Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi yetkilidir. Öte yandan iflas erteleme davalarının yargılama sürecinin oldukça kompleks ve mahiyeti itibariyle hukuki teknik bilgi gerektiren ayrıca konusunda uzman bilirkişilere ihtiyaç duyulan bir dava olması nedeniyle kanun koyucunun ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde yetkili mahkemenin en yakın Asliye Ticaret Mahkemesi olması hususunda kanuni düzenleme yapması gerektiğini düşünmekteyiz.

    Yetkili mahkeme ise borçlunun yani İflas Erteleme talebinde bulunanın işlem merkezinin bulunduğu yargı çevresindeki mahkemedir.

    Şirketin ana sözleşmesinde yazılı olan yer ile organlarının bulunduğu yer farklı ise, organların bulunduğu yer idare merkezi olarak kabul edilmektedir.

    2. İflas Erteleme Talebinde Dosyaya İbrazı Gereken Ekler

    Şirketin borca batık durumdan kurtularak kendi kendine yeter duruma gelmesi, iflas halinden kurtulması yani teknik anlamda “şirketin rehabilitasyonu” olarak da görebileceğimiz İflasın Ertelenmesi Talebinde bazı şekli şartların tam olması gerekmektedir.

    a. Davayı Açarken Mutlaka Eklenmesi Gerekenler

  •         Borca Batıklık Bilançosu ve beyanı
  •         Gerekli masrafların mahkeme veznesine depo edilmesi
  •         İyileştirme Projesi

    b. Davayı Açarken veya Bilirkişi İncelemesinden Önce veya Yargılama Sürecinde İbraz Edilmesi Gerekenler:

    Davada görülen hususların çeşitliliğine göre mahkemeye ibraz edilecek olan ve delil olarak gösterilecek olan evraklar çok çeşitli olmakla birlikte önemli olan bazılarını buraya alıyoruz.

  •       İflasın ertelenmesine ilişkin yönetim kurulu ve/veya ortaklar kurulu kararı
  •       Şirketin alacaklarını ve borçlarını gösterir liste
  •       Şirketin Mali Müşavirince tanzim olunan kaydi ve ayni tarihli borca batıklık bilançosu ve gelir tabloları.
  •       Bilanço tarihi itibariyle detaylı şirket mizanı
  •       Ticaret sicil kayıtları , kuruluş ve son ortaklık durumunu gösterir Ticaret Sicil Gazeteleri , tadil tasarıları
  •       Talep tarihi itibariyle yazdırılmış şirket ticari defterleri (Sadece yevmiye defterinin yazdırılmış olması yeterli)

      3. Esasa İlişkin Maddi Şartlar

a.Borca batıklık durumu

b. İyileştirme projesi ile şirketin mali durumunun düzelmesinin mümkün olması

c. Tasfiye halinde olmama

d. Alacaklıların durumunun iflas haline göre daha kötü olmamasıdır.

      4. Yargılama Sürecinde Tedbirler

    Yargılama sürecinde borca batık şirketin bütün mevcudiyetini kaybetmemesi için yapısal ve hukuki tedbirlerin mahkeme tarafından alınacağı kanunla düzenlenmiştir. İcra ve İflas Kanunu 179/A ve 179/B’de öngörülmüştür.

      a. Yapısal Tedbirler (İİK 179/A):

    Mahkeme, iflasın ertelenmesi isteminde bulunulması üzerine, envanter düzenlenmesi ve yönetim kurulunun yerine geçmesi ya da yönetim kurulu kararlarını onaylanması için derhal bir kayyım atar; ayrıca şirketin ve kooperatifin malvarlığının korunması için gerekli diğer önlemleri alır.

      b. Hukuki Tedbirler (İİK179/B) :

    Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yani Amme Alacaklarına ilişkin olarak yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.

Erteleme kararı ve süresinde taşınır ve taşınmaz rehni veya ticari işletme rehniyle rehnedilmiş alacaklara istinaden rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir, tedbir kararından önce başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takiplerden dolayı muhafaza işlemleri yapılamaz ve ayrıca rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.

    5. İflasın Ertelenmesi Kararı :

    Erteleme süresi azami bir yıldır. Bu süre kayyımın verdiği raporlar dikkate alınarak mahkemece uygun görülecek süreler ile uzatılabilir; ancak uzatma süreleri toplamı dört yılı geçemez. Kayyım, mahkemenin belirleyeceği sürelerde iflası ertelenenin faaliyetleri ve işletmenin durumu konusunda düzenli olarak mahkemeye rapor verir. [4] Ayrıca mahkeme tarafından ticaret kanununda öngörülen ilan ve tescile ilişkin düzenlemelerin de yerine getirilmesine karar verilir.

    6. İflasın Ertelenmesi Talebinin Reddi (İİK. 179/B-son) :

    İflasın ertelenmesi talebinin reddi ya da erteleme süresi sonunda iyileşmenin mümkün olmadığının tespiti üzerine mahkeme, şirketin veya kooperatifin iflasına karar verir. Erteleme süresi dolmamakla birlikte, mahkeme kayyımın verdiği raporlardan şirketin veya kooperatifin mali durumunun iyileştirilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varırsa, erteleme kararını kaldırarak şirketin veya kooperatifin iflasına karar verebilir.

 III. DENİZLİ ÖZELİNDE İFLAS ERTELEME VE GÜNCEL İSTATİSTİKLER

    1- Genel Olarak :

    Öteden beri bir sanayi şehri olagelen Denizli ilimizin ülke genelinde meydana gelen ekonomik krizlerden etkilenmemesi düşünülemezdi. Gerek ülke içi gerekse uluslararası ekonomik buhranlardan etkilendiği açık olan Denizli merkezli şirketlerin genel olarak ülke ve dünya ekonomisine entegre olmasının bu duruma sebep olduğu düşünülmektedir.

    Öte yandan gerek Denizli gerekse başka bölgelerde mahkemelerden talep edilen İflas Erteleme Davalarının bazı şirketlerin kötü kullanımı nedeniyle ekonomiyi tehdit eder hale geldiği, bankacılar ve finans sektörü oyuncuları bazı firmaların borçlarını 6-7 yıla yaymak için aktif borç yaratarak borca batık duruma geldiği ve iflas erteleme olanağından yararlandığı, böylece firmaların alacaklılarının borçlu ve iflas erteleme halinde olan şirketten hiçbir şey tahsil edemeyeceğini düşünerek bütün şartları kabul etmek zorunda kaldığı, iflas ertelemenin son dönemlerde aşırı yaygınlaşarak sadece iflas erteleme işi yapan hukuk firmalarının türemeye başladığı basında ve ekonomi dünyasında yapılan yorumlardan bazılarıdır.

    2- Denizli İlinde İflas Erteleme Davaları Sayısal İstatistikleri (2014-2015-2016)

Halen Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinden aldığımız bilgilere göre derdest 13 adet dosya bulunmaktadır.

    2014 yılında 10 adet iflas erteleme talebi hakkında karar verilmiş Yargıtay incelemesi neticesinde 3 dosya hakkında bozma kararı verilerek yeniden incelemeye alınmış durumdadır.

    2015 ve 2016 yıllarında ise 15 Mart 2016 tarihi itibariyle toplamda 10 adet iflas erteleme talepli dava açılmıştır.

VI. SONUÇ:

     Avrasya Sanayici İş Adamları Derneği’nin yıllık dergisi için özel olarak hazırlamış olduğumuz bu makalemizde “İflas Erteleme Davaları” ve “Denizli’deki Durum” hakkında güncel bilgiler vermeye çalıştık.

    İflas Erteleme davasındaki tedbir kararlarının sağladığı ekonomik rahatlık, borç baskısından kurtulma gibi avantajlar nedeniyle kimi kötüye kullanımların engellenmesi ayrıca iflas erteleme davalarının ayrıca ekonomi ve piyasaya kötü etkileri nedeniyle kanun koyucunun yeni düzenlemeler yapacağı basında kamuoyuyla paylaşılmaktadır.

    İflas erteleme davalarının ayrı bir hukuki uzmanlık gerektirmediğini, bu anlamda Denizli ilinde şirket avukatlığı yapan hukuk bürolarıyla çalışmanın iletişim ve masraflar yönünden daha avantajlı olabileceğini ancak iyileştirme projesi tanzimi hususunda sektörle ilgili teknik bir uzmandan da istifadenin şart olduğunu düşünüyoruz.  15 Mart 2016

SÜPÇİN & ESEN HUKUK BÜROSU

Av. Adem Süpçin – Av. Ali ESEN

Bir Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. İşaretli alanlar gereklidir. *