201501.230

Karar verirken işçinin korunması temel ilkesi gözetilmelidir

T.C.
YARGITAY
Esas No: 2010/13187
Karar No: 2012/19136
9. Hukuk Dairesi
Karar Tarihi: 31.05.2012

Kararın İçeriği: İşçinin korunması temel ilkesi
(4857 S. K. m. 17, 41, 57)

Davacı-k.davalı, yıllık ücretli izin, fazla mesai ücreti alacaklarının, davalı-k.davacının ise ihbar tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, asıl davayı reddetmiş, karsı davayı hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı-k.davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı- karsı davalı, is akdinin haklı neden olmaksızın ve gerekçe gösterilmeden feshedildiğini, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, fazla mesai ücretinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.

Davalı-karsı davacı, 02.06.2007 tarihinde haklı bir neden olmadan davacının is akdine son verdiğini, 02.05.2006 tarihli el yazısı ile düzenlediği istifa dilekçesi ile isten ayrıldığını, fesih tarihi itibariyle yasal haklarının ödendiğini ve ibraname imzaladığını, davanın reddini savunmuş karsı dava ile ihbar tazminatı istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, Davacı-karsı davalı tarafından imzası inkar edilmeyen ibraname içeriği ve 02.05.2006 tarihli dilekçe, 10.5.2006 tarihli davacının hesap fişi talep dilekçesi ve davacı-karsı davalı tanığı Erol Tülker ve davalı-karsı davacı tanıklarının anlatımlarından davacı-karsı davalının haklı bir neden belirtmeksizin ihbar öneli vermeksizin davalı işyerinden ayrıldığı, 10.05.2006 tarihinde emeklilik işlemleri için davalı-karsı davacıya hesap fişi talepli dilekçe verdiği, dava davacı-karsı davalının bu nedenle kıdem ve ihbar tazminat hakkının olmadığı, ihbar öneli vermeksizin istifa ettiğinden davalı-karsı davacının ihbar tazminat hakkının doğduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine karsı davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davacı-karsı davalı isçi vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı – k. davalı isçi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, feshin kimin tarafından gerçekleştirildiği ve haklılığı noktasındadır.

Dosya içeriğinde 02.05.2006 tarihli davacının-karsı davalının kendi rızasıyla ayrıldığının yazılı olduğu ibraname ve istifa dilekçeleri mevcuttur.

Davacı 12.05.2006 tarihinde bölge çalışma müdürlüğüne başvurarak 02.05.2006 tarihinde akdin işverence haksız feshedilerek tazminatlarının ödeneceğinin söylendiğini ancak sonra 27.11.2005 de Bulgaristan da yaptığı bir kaza nedeniyle 1400 TL para cezası kestiklerini bu nedenle alacağının olmadığının söylendiğini, takiben şirket yetkililerinin telefonla arayarak cezayı kaldırdıklarını haklarını ödeyeceklerini söyleyerek işyerine davet etmeleri üzerine 09.05.2006 da işyerine gittiğini, Yakup adlı kişinin tazminatını alması için istifa ile ayrıldığına dair yazı ve ibraname imzalamasını söylediğini belgeleri imzaladıktan sonra ödeme yapmayarak güvenlik vasıtasıyla işyerinden çıkarıldığını belirterek işvereni şikâyet etmiş, ancak dava açıldığı için inceleme yapılmamıştır.

Davacı 09.05.2006 tarihinde C. Savcılığına verdiği şikâyet dilekçesinde aynı gerekçeleri göstermiş C. Savcılığı tarafından hukuki uyuşmazlık olduğu belirtilerek takipsizlik kararı verilmiştir. Mahkemece dinlenen davacı tanığı davacının Bulgaristan’da kaza yapması nedeniyle işverence 1400 TL civarında bir ceza kesildiğini, cezayı ödemeye karsı çıktığını, bunun üzerine isten çıkarılacağının söylendiğini, bazı yerleri imzalamasını istediklerini, davacının da tazminatları ödenmeden imzalamayacağını belirterek Zonguldak’a gittiğini, sonra diyerek çağırdıklarını, geldikten sonra da davacının anlattığına göre tazminatlarını vereceklerini söyleyip belge imzalattıklarını sonrada diyerek güvenlik vasıtasıyla dışarı
atıldığını ifade etmiştir.

Davalı tanığı ise davacının istifa ederek aniden ayrıldığını beyan etmiştir.

28.11.2005 tarihli davalı-karsı davacının verdiği başlıklı belgede Bulgaristan da kaza yapan davacı hakkında hiçbir maddi ve diğer taleplerde bulunmayacakları taahhüt edilmiştir.

Tüm dosya içeriği, olayların seyri ve kronolojik sırası bütün olarak değerlendirildiğinde akdin işverence haklı bir neden bulunmadan feshedildiği, istifa ve ibranamenin davacı iddiasında olduğu gibi hile ile alındığı, gerçek iradesini yansıtmadığı anlaşılmaktadır. Davacının sebepsiz yere ayrılmasını gerektirecek bir durum söz konusu değildir.

Davacı-karsı davalı olayın akabinde Bölge Çalışma Müdürlüğüne ve C.Savcılığına başvurarak durumu yetkili mercilere intikal ettirmiş ve işveren hakkında soruşturma yapılmasını istemiştir. Bu şikâyetler kendisinin samimi olduğunu gösterecek niteliktedir. Davacı-karsı davalı gibi bir isçinin işyerinde vuku bulan aleyhindeki bir durumu kanıtlamakta ne kadar güçlük çekeceği de düşünülmelidir. İşveren ise talimat verme durumunda olup isçi çalıştıran kişi sıfatıyla kolaylıkla yararına delil bulabilir ve tanıklar dinletebilir. İs hukukunda işçinin korunması temel ilkesi bu delil bulma güçlüğü karsısında işçi lehine yorum yapılmasını gerektirir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karsısında ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabul edilmesi, karsı dava ile hüküm altına alınan ihbar tazminatı isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, pesin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 31.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bir Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. İşaretli alanlar gereklidir. *